Hey ben! Eski ben! Her seyi kafasına taktıkca takan içinde bogulan ben! Basından kötü olaylar gectikce mutlu olmaya korkan ben! Kesin aglarım diye gülmeye bile korkan ben!
Kalktım erkenden.. İlk olarak aynanın karsisina gectim gülümsedim. Yasıyorum! Saglıklıyım! Sevdiklerim günlük hayatına devam ediyor. Daha güzeli var mi? İyiyim. İyiyiz :) Gittim kahvemi yaptım hemen, gazetemi okudum güzelce. Actım son ses (bana enerji veren) müziğimi esyalarımın nerdeyse yarısını cöpe attım. Anısı kalan, baktıkca yıpratan kısaca beni üzen esyaları görmeye içten içe yıpranmaya mecalim kalmadı çünkü. Ne bulduysam attım. Aslında sonbahar temizliği gibi bir şey.. Odam temiz girsin, ruhum temiz girsin. O kadar cok varmıs ki sacma sapan kıyamadıgım esya... Sonra tablette, bilgisayarda, telefonda, odamda gördükce üzen mesajları ,fotografları teeek tek yok ettim. Kendimi bir güçlü hissettim bir güclü hisettim sanki bir iş yaptım topu topu fotograf sildim. Kendime getirdi resmen...
Kulaklıgımı aldıgım gibi sokaga fırladım. Yagmur yagıyor tak kapüşonunu gez. Hava harika! İhtiyacım ne varsa tamamladım hatta avmden evime kadarda yürüdüm havanın her tadı ayrı güzel. Kendi kendime vakit ayırmayalı o kadar zaman olmuski... Özgür hissettiğim bir tatil günü oldu bu Carsamba.
Evime geldiğim gibi attım ıslak kıyafetleri ,cıkardım makyajımı döküldüm direk. Actım huzur veren müziğimi ( böyle bir zamanda edith piaf i öneririm) yaktım mumlarımı... Maskemi, cilt bakımımı yaptıım, tırnaklarımla ugrastıım... A bide kirpiklerime badem yagıyla saldırdım. Makyaj üstüne makyaj kirpik mirpik hakgetire. Kalmadı.
Biraz dinlendikten sonra direk dusa! Şu sıralar saclarıma takmıs durumdayım. Nasıl daha parlak gözükür? Nasıl canlı durur? Hos kıvırcıklar olusturabilir miyim maşasız?( kıvırcık saclarımı kısacık kestırirken durusunu düşünmedim evet...) yeni yeni yaglar ,sampuanlar deniyorum sürekli... Hala dogru düzgün bir ürün bulamadım. Son olarak John Friedanın sampuanını denedim. Etkili mi? Etkili. İstediğim sonuca vardım mı? Hayır.
Final olarak aldım kitabimi attım kendimi yataga. Ben verimli günlerimde daha cok dinleniyorum. Yerinde say say say depresyondan baska bir sey değil. Benim önerim "Yarın ölecek gibi yaşa!" Üzmeyin kendinizi. Üzülmeyelim. Hayat gerçekten eglenceli...












